Sayfalar

Çevre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çevre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şubat 18, 2020

BOZKIRDAKİ ÇİÇEKLER...




Bugün 18 Şubat. 14 Şubat Sevgililer Günü'nün üstünden sadece: 4 gün geçti. O görkemli, pırıltılı vitrinler, gerçek fiyatının iki katına satılan elbiseler, kucak dolusu çiçekler, o yapay sevgi sözcükleri neredeler şimdi? Günlük sevgi pankartları, günlük ezgiler hepsi bir yerlere saklandı. Sevgi tükendi, sevgi yok oldu. Belki de bir yıllığına donduruldu. Seneye tekrar kullanılacak.

Oysa farkında olursak çevremizde sevgiyi anımsatan ne çok şey var : Bozkırda ya da dağ yamaçlarında kuru taşların arasında tomurcuk verebilen çiçekleri bilir misiniz? Doğa koşullarına direnebilen mücadeleci şey düşündürürler insana ; Cefayı, özveriyi, sabretmeyi, dayanıklılığı, vefayı ama en çok da sevgiyi. Görünce içiniz ısınır sevgiyle , ışıldayan gözlerle bakarsınız çevrenize.

Bazen bir yaşlı karı koca görürsünüz.Ağır adımlarla ayaklarını sürüyerek yolda ilerlerler. Düz bir yolda bedenleri eğik iki güzel insan. El ele, gönül gönüle, omuz omuza. Ellerin kenetlenmesi güven tazelemek midir, bir güvence midir, güç almak mıdır, kim bilir...

Kış güneşinin ısıtmaya çalıştığı bir ahşap bankta sırt sırta vermiş oturan orta yaşlı iki insan. Sırt sırta, omuz omuza olmanın yarattığı bir yaşam tablosu. Belki çok renkli değil ama kompozisyon, yerleştirme, ara renkler öyle güzel ki. Yaşayan bilir. Bu görüntülere duyarlı olmak , farkında olabilmek ne güzeldir.Sevgiye, vefaya, şefkate, merhamete kulak kabartmak gibi...
Makbule ABALI






Ocak 10, 2015

DOĞA KIYIMI...





                                       





(Sağlık Bakanlığı 379 köyde kanserojenli toprak belirledi. Bu köylerin boşaltılması gündemde.)
                                                                                                                     Gazeteler. 







                                                 DOĞA KIYIMI...

Boy boy santraller yükseldi;
Yemyeşil, sulak alanların üzerinde 
İyi ile kötü birbirine karıştı,
Kimse bilemedi ne denli kötülük geleceğini.
Dumanlarla ölüm kustu bacalar, 
Tarlaların, meyvelerin, sebzelerin üzerine
Zehre bulandı ürünler,
Sonra tezgahlarda organik diye satıldı pek çoğu...
Gençlerin, yaşlıların, duyarlı insanların haykırışını kimse duymadı,
Yıkımı, kıyımı kimse anlayamadı,
Kimse bilemedi felaketin boyutunu.
Canlılar birer birer kayboldu;
Can verdiler çekişe çekişe,
Kuş cenneti kuş cehennemine döndü,
Caretta carettalar görünmez oldu,
Yılanlar, karıncalar bile kayboldu,
100 yıl yaşamaya niyetli kaplumbağalar
Doğadaki değişimi anlayınca vazgeçtiler...
İnsanlık ders almadı olan bitenden;
Binlerce ağaç kesildi kökünden,
Yağmur yerine zehir yağdı göklerden.
Çeşmelerden akan sular içilmez oldu,
Akarsuların bile rengi değişti,
Boz bulanık aktı dereler...
Soyları tükendi pek çok hayvanın,
Yeni hastalıklar türedi insanlarda,
Deriler pul pul döküldü,
İç organlar yıkıma uğradı,
İtirazlar dikkate alınmadı.
Dev santraller enerji üretirken 
Dünyası karardı insanoğlunun... 

Makbule Abalı.