Sayfalar

dayanışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dayanışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 17, 2021

PAYLAŞMA- YARDIMLAŞMA...


Paylaşma- yardımlaşma en güzel alışkanlıklarımızdan biri. Zamanla onlar da değişime uğradı, başkalaştı, kılık değiştirdi. Ben hala yemek servisi yaparken "kardeş payı" diyerek dağıtırım. Kalan bir küçük parçayı bile ikiye bölerim. Ülkemizde ve dünyada o kadar aç insan varken çöpe atılan yemeklere içim gider. Yemek reklamlarının görüntülerini aç insanlara haksızlık olarak nitelendiririm. Bir ülkede yoksullarla varlıklılar arasında uçurum varsa o ülkede adaletten söz edilebilir mi..? 

Son yangın ve sel felaketlerinde paylaşma ve yardımlaşmanın ne çok örneklerini gördük; Canla başla var gücüyle koşturanlar, kovalarla su taşıyanlar, yanan hayvanları ağlayarak kurtaranlar ya da bir tarafta seyirci kalanlar. Hatta bazı yardım kolilerinin ihtiyaç sahiplerinin eline ulaşmasına engel olunduğundan bile söz edildi. 

Tehlikenin boyutunu anlamayanlar; Onları hiç unutmayacağız. Ama öte yandan yangınlarda yanan bir kaplumbağaya su içiren insanı da, yaşlı insanları sırtına alıp taşıyanları da unutmadık, belleklerimize kazıdık. 

Gökyüzü renk değiştirirken, maviden kızıla dönerken kendilerinin yüzleri bile kızarmadan uzaklardan izleyenler de hep utanç köşelerinde kalacaklar. Bizler yardımlaşma ve paylaşmayı bilen insanlardık. Yaşadığımız acı deneyimler bize güvensizliği öğretti. Kim kime nasıl yardım etti, toplanan paralar nereye gitti? Huy değiştirdik, davranış değiştirdik. Sorgulamadan elimiz yardıma varmıyor. 

Ne zaman eski halimizi bulacağız, ne zaman yeniden "eski biz" olacağız?


Doğal afetlerde zarar gören, yakınlarını, malını, hayvanlarını kaybeden tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyor, acılarını yürekten paylaşıyoruz.

Makbule Abalı 



 

Nisan 02, 2020

DAYANIŞMA...



Tayfun Talipoğlu






Çok basit şeylerden mutlu olduğumuz günler, anlar vardır; Bir konuşma, bir tebessüm, güzel bir görüntü, bir iyilik, bir sürpriz... nasıl da mutlu eder insanı. Bazen de hayatınız kararır birden. Bir söz, bir bir davranış incitir, acı verir. Dünyamız kararmıştır sanki. Her şey değişime uğramıştır.

Son zamanlarda bir korku filmi yaşıyoruz adeta. Belki zaman gelecek, korona öncesi-korona sonrası diye anılacak. Her felaket sonrası olduğu gibi daha sonra belgeseller hazırlanacak, film senaryoları oluşturulacak, kitaplara, roman ve öykülere konu olacak. Olumsuzluklar yaşasak da ders çıkarmamız gereken ne çok olay var. Ciddiye almadığımız her şey bize zarar veriyor. 

 Salgın hastalıklar, doğal afetler, büyük kazalar bana ilk anda hep dayanışma sözcüğünü hatırlatır. İnsanın insana vefa duygusu, bir olmak, birlik olmak... Zor günlerde bir gülümseme, bir düşünme, bir hatırlama dünyaya bedel değil midir? İşin özünü ünlü yazarlar, şairler en kısa yoldan anlatmışlar: Şükrü Erbaş "insanın acısını insan alır" demiş. Erdal Atabek" İnsan sıcağı" demiş. 

Bu aralar komşularımız tarafından  çok sık aranıyor, güzel sözler duyuyoruz. Farklı sorular hep aynı amaçla soruluyor: "Markete gidiyorum, pazara gidiyorum, bir şeye ihtiyaç varsa lütfen söyleyin." Ya da elinde bir çorba tenceresi, kek, meyve, sebze tepsisi... Hepsine sonsuz teşekkürler. 

Yıllar önce bir yazımda, "bilgisayarda dünya yakın, insan uzak" demiştim. Çağın hastalığında insandan iyice uzaklaştık. Mikrop kapma endişesiyle araya mesafeler koyuyoruz. Ruh üşürse beden buz kesiyor, hiç ısınamıyor.  Neyse ki sevdiklerimizin varlığından haberdar olabiliyoruz. Bu aralar baharda kışı yaşıyoruz ama dünya her şeye rağmen dönüyor. 
Ve henüz "Durdurun dünyayı inecek var" demeye niyetimiz yok...

Makbule ABALI-Eğitimci
Nisan 2020 Mersin


Mayıs 08, 2018

BİR ÖMÜR...





Savaşlar içinde karmakarışık bir dünyada 
Barışı kendi içinde yaşatmalı insan;
Sakin, huzurlu, mutlu,
Sade, gürültüsüz, dingin...
Mavilikler toplamalı gökyüzünden,
Yeşille kucaklaşmalı yeryüzünde.
Çiçeklerle, kuşlarla dost olmalı.
Mutluluk küçük ayrıntılarda gizli;
Ağız tadıyla yenen iki lokmada,
Bazen bir su başında içilen bir bardak çayda,
Eski dostlarla geçmiş anılarda,
Ya da kurumuşken yeniden canlanan bir çiçekte...

Bazen hastalıklarla, kazalarla 
kesintiye uğrasa da hayat,
Yaşamak bir ömür boyu,
Sağlık elverdiğince...
Sonuçta sadece birkaç sözcük,
Koca bir ömrü özetler;
"Huzurlu, mutlu yaşadım" diyebilmek...

Makbule ABALI-Eğitimci 
2018 Mayıs. Mersin 









Mart 07, 2015

KADINLAR DAYANIŞMASI...





Kadınlar el ele verdiler,
Üretime geçtiler çeşitli alanlarda,
Var güçleriyle çalıştılar ayakta kalabilmek için.
Bazen ince ince nakışlar işlediler,
Güzel renklerle kilimler dokudular,
Bazen reçeller yaptılar, tarhana kuruttular,
Pazarda sebze-meyve sattılar.
Köyde, kentte, kırsal kesimde.
Kadınca bir dayanışma;
Eve katkı sağlamaktı amaç,
Para kazanmanın hazzı,
Kendi kendine yetmenin güveni
Kadınlar yeni bir dünya yarattılar;
Aydınlık, pırıl pırıl.
El ele verdiler, kenetlendiler,
Yeni dünyada yerlerini aldılar.