Sayfalar

Doğa için çal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğa için çal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 30, 2025

BİR BLOG ARKADAŞIMA MEKTUP YAZMAK...

 


Çok değerli Dost,  Buraneros, 

Merhaba... Bazı sözcükler tekil görünürler ama, bir incelense içleri dopdoludur. "Nasılsın" "Ne var ne yok" soruları öyle değil  midir? Bazen derin bir "Ah" eşlik eder yanıta. Kimi zaman, iç seslerle birlikte gözlerden süzülen istem dışı yaşlar eklenir. Anlayan anlar, bilen bilir...

Meraklı bir toplumuz. Her konuda bilme-öğrenme isteğimiz olmasa da; bazen haberlerde öncelik sırası alan haberler, toplumun temel özelliklerini  az çok anlatmıyor mu? Öyle olmasa, magazin haberleri ile birlikte bazı kişiler bu denli çabuk ve kolay meşhur olabilirler miydi?

Köşesinde; insan ruhunun derinliklerine inen, çevresini  kendine özgü bir farkındalıkla gözlemleyen, hassas ve duyarlı ifadelerle o gözlemlere tıpatıp uyan giysiler dokuyan bir usta gibi düşünürüm hep sizi.

Lütfen abarttığımı sanmayın. İnanmadığım, güvenmediğim hiçbir tezi yazamam, savunamam ki... Günlerdir yazmayı tasarladığım, zihnimde taslaklarını kurguladığım , birikmiş öyle çok konu vardı ki. Hatta bir gün ansızın kısa bir "Mola" yazısı yazmıştım. Çok zaman geçti sanıyordum. Sadece 4 gün geçmiş. 

Okumayı hele yazmayı sevenler için "Yazamamak" bir tutsaklık gibidir, bilirim. Beyin üretmek ister. Beden, gücünün yettiğince, tüm işlerliğiyle-içtenliğiyle o komutlara uyar. Kişisel irade ve direnci testlere tabi tutar adeta. Zoru başarmak o yüzden güzeldir, değerlidir. 

Büyük geçmiş olsun. Rahatsızlığınızı bile öyle güzel, etkileyici ve bilgilendirici biçimde anlatmışsınız ki. Çocuklar gibi duru, saf, yalın bir deyişle "Çok güzel" demek ve kocaman bir demet kır çiçeği vermek geldi içimden. Yorum köşesi ne kadar geniş tutulsa da , orada "Mektup" yazmak  "Kural dışı" olurdu sanırım. 

Her şey değişime ayak uyduruyor artık. Yüksek teknoloji ile birlikte her alanda büyük gelişmeler kaydediliyor. İdealist Bilim İnsanlarıyla; Geleneksel -Klasik Tıp Bilimleri , koruyucu hekimlik ve sağlıklı deneylerle güçlenen alternatif tıp işbirliği ile güzel sonuçlar alınacağına  yürekten inanıyorum. 

Yıllar öncesi babama da "Trigeminus Nevraljisi" teşhisi konmuştu.  Hastalığın adının belirlenmesi ve tedaviye başlanması, çok geç ve güç bir zaman dilimi yaşatmıştı tüm ailemize. Acı çekenlerin acısını ta içimde hissetmek  o yıllardan kalmadır. O belirsizlik ve bilinmezlik, ortaokul, lise ve üniversite yıllarımı da çok etkilemiştir. 

Çevrenize hep sevgi, güven, dostluk, hoşgörü, barış gibi duygularla yaklaştınız.  Kişiliğinizden yansıyan olumlu enerjiler çok uzaklara dahi ulaştı. Sevginizi, bağlılığınızı oya gibi işleyerek- incelikle-ustalıkla sunmanız çok kişiye örnek olmuştur, eminim... 

Enn çok sevdiğiniz güzel insan, ihtiyaç duyduğunuz her zaman- " İyi günde-Kötü günde"- yanınızda, yakınınızda olacaktır eminim. Ona da lütfen gönül dolusu selam ve sevgilerimi iletiniz.

Sağlık haberlerinizi sabırsızlıkla bekleyeceğiz. Umutla-inançla. 

Makbule ABALI- Blog Arkadaşınız

30. 06.  2025 İzmir-Urla


                                                                                    


                                                                              





Mayıs 04, 2025

KENDİMİZİ İNSANCA SORGULAMAK...



*Sağanak yağmur yağarken küçük çocuk annesine sordu: "Allah Baba ağlıyor mu anne? O çok merhametlidir diyordun  "  Yağmur annesinin de yanaklarını ıslatmıştı. Soru yanıtsız kaldı.

*Zamanında cevapsız kalan sorular, çok mu zordur, cevabı mı yoktur, tam anlaşılamamış mıdır?

* Minicik kuşların, çerden çöpten salyalarını katarak yaptıkları yuvalar bile kolay kolay bozulmazken insan eliyle yapılan bazı yapılar nasıl yıkılır da taş taş üstünde kalmaz?

* Çok yüksek egolu, ön yargılı insanları yalan makinesine bağlasak, vicdanlarının sigortası atar mıydı acaba ?

* Değerli takıların sahtesini ustalıkla yapabilenler; gerçek yüzlerle maskeli yüzleri,  içten davranışlarla,  yapmacık davranışları ayırt edebilirler mi ?

* Öbür dünyada  hayal ettikleri farklı hayatı, bu dünyada bulmak için midir  bazı insanların bunca kavgası, didişmesi, acımasızca davranması...?

* Çok büyük yeryüzü felaketlerinde: Toprak yer değiştirip yarılırken, denizler dalgalanıp kabarırken, yanardağlar lavlarını püskürtürken , sular sel olup coşkuyla akarken, bazı insanlar olup bitenlere nasıl kayıtsız kalabilir...? 

* Öfke, kin, nefret yerine ; hoşgörü, anlayış, sevgi dili kullanmayı neden bir türlü beceremez bazı insanlar ? "İnsanca'yı " öğrenmek , bir yabancı dili öğrenmekten daha mı zordur ?

* Adaletin olmadığı yerde kötülükler tavan yapmaz mı ? O zaman düzeni kim sağlar, haklıyı haksızdan kim ayırt eder ?

*  Çok büyük bir felaket yaşanırken,  yürekler yangın yeriyken, en zorunlu ihtiyaçlara çare olamayan bazı insanlar ya da kurumlar kendi birikimlerini bir başka dünyaya hangi kargo ile gönderebilirler? 

* Binlerce insan enkaz altında kalırken, binlerce çocuk kayıplar listesine girerken,  ağıtlar yakılıp destanlar yazılırken; kayıpların geleceklerini karartanlar nasıl bir hayat planı yaparlar...?

* Zamana, mekâna, duruma, kişiye, geçen bir ömre bağlı olarak zor sorular, zor cevaplar vardır bazen. Hayatın sonunda sorulur: "Merhumu nasıl bilirdiniz? "  Hayatı boyunca iyi, güzel, yararlı çalışmalarla yıllar boyu iz bırakanlara ne mutlu...

Ünlü Şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı ne güzel demiş:

"N'eylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kimbilir, nerede, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında."


Makbule Abalı-Eğitimci

3 Mart 2023 İzmir-Urla

Güncelleme: 4. 05. 2025