Sayfalar

yaşamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eylül 09, 2026

DOYASIYA YAŞAMAK... YORUMLARLA YAŞAM...

 

Hayat ince ayrıntılarla, iniş çıkışlarla devam ediyor. Bu aralar "Günlük" tarzında yazmayı düşünüyorum. Böylesi daha kolay, daha rahatlatıcı olacak. Yazamadığım günler huzursuz oluyorum. Yazmak, içimde, kafamda birikenleri sözcüklerle buluşturmak, sonra onları bir yazıda, bir öyküde, bir deneme ya da bir şiirde dile getirmek... Anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki, içtenlikle söylemek isterim, bitiremeyeceğimden korkuyorum...

Yaşayanlar bilir, bilenler anlar; Yazmak, insanın ta içinden gelen bir dürtü gibi. O dürtü kişiyi uyardığı sürece insanın farkındalığı artıyor, duyarlılığı yükseliyor, çevresini gören gözler, duyan kulaklarla izlemeye başlıyor. Hayatı sindirerek yaşıyor, kendinizi daha enerjik ve zinde hissediyorsunuz.

Her yaş için, her zaman, her koşulda, akıl-beden ve ruh sağlığı değişmez önceliğimiz. Sağlık fire vermeye başladığında hayatın akışı da değişiyor. Uyarılara kulak vermezseniz, gerekli önlemleri almazsanız düzeniniz altüst olabiliyor. Sağlıkla ilgili paylaşımları önemsiyorum. "Damdan düşenin halinden anlamak gibi..." İki gündür doktor kontrollerimiz vardı. Günlük alışkanlıklarımızı biraz ağır çekimde sürdürdük.

Son yazımdaki yorumlara hemen yanıt  veremeyişim bu yüzdendir. Yorum sayfamı buraya aktarmak istedim. Sağlık öykülerimizi daha sonraki yazılarımda paylaşacağım. Yorumların hemen altına WhatsApp'tan  bir öğrencimin yorumunu da haksızlık olmasın diye eklemeyi düşündüm.

"Çok değerli Dostlar; 

Bilgisayarımda yazımın (Yaşama Sevinci) altında 11 tane yorum, iki gündür yazılmak için benden yanıt bekliyor. Duygular sözcüklere dökülerek öyle güzel dile getirilmiş ki, her birini okurken içim titredi. Bazen tebessüm ettim, bazen düşündüm, bazen gözlerim uzaklara dalıp gitti.

Her zaman söylerim, yazarım; Yorumlar bir paylaşımın güçlü tamamlayıcıları, yazıyı bütünleştiren öğeler.. Her yorum değerli benim için. Yeni bir paylaşımın motivasyon kaynakları, yazanı yeniden hayal dünyasında gezdiren, yazmaya iteleyen gizil güçler...
Hepinize sonsuz teşekkürler. Bu kez her zaman yaptığım gibi tek tek yanıtlayamadım. İki gündür doktor kontrollerim vardı. Gün 24 saat, akreple yelkovanın hızına yetişemedim, bağışlayın.
Gözlerimi zaman zaman dinlendirmem gerekiyor.
Yürekten sevgilerimi ileterek esenlikler diliyorum."

Makbule ABALI-Eğitimci

9 Eylül 2026 Urla-İzmir


 "Cümleler doğrudur şayet sen doğru isen, doğruluk hiçbir zaman bulunmaz, sen eğri isen." Yunus Emre



Mart 11, 2026

YAŞAMI ŞİİRLERLE ÇOCUKLAR GİBİ ALGILAMAK-YORUMLAMAK...



 






GÜZ GÜNEŞİ 

Bu sabah erken uyandım;

Çiy damlacıklarını silkeledim

Çiçeklerin üzerinden.

Ilık rüzgârlar esti,

Güneş bile gülümsedi,

Bembeyaz bulutların arasından

Çiy taneleri umursamadı bile... 

Makbule ABALI

2023



ÇOCUKÇA

Kuş dili bilir misiniz ?

Çocukça, dostça, safça, 

Ya da işaret dili .

Diliniz  lâl olursa;

Gözlerinizle konuşabilir misiniz ,

Ya da beden dilinizle...?

İnsanca bilmeyen birine 

Bir dil öğretebilir misiniz?

İlle de uzlaşmak için değil, 

Belki insanca yaşamak, 

Yaşatmak için;

İnsanlık adına...İnsan adına...

Makbule ABALI

2023



İNSAN İNSANA SAVAŞ

Dağla ova,

Güneşle ay,

Bulutla yağmur, 

Fırtına ile bahar, 

Yaz ile kış,

Kedi ile köpek,

Tavşanla kaplumbağa,

Kedi ile fare 

Arkadaş olmuşlar canciğer.

Ama insanoğlu inatlaşmış; 

Arkadaş olamamış İNSAN İNSANA

Savaşlar o yüzden hep var olmuş...


Makbule ABALI-Eğitimci 

İzmir-Urla. 17.11.2023

Güncelleme:11 Mart 2026






ÇOCUKLAR GİBİ: Sabahattin ALİ'nin şiiri, Ali KOCATEPE'nin müziği ve Sezen AKSU yorumuyla. 

TEŞEKKÜRLER. 


Nisan 28, 2025

ADSIZ KAHRAMANLAR...

 


Ülkemizde adını sanını bilmediğimiz, belki uzak, belki yakın bir yerlerde güzel işler yapan öyle "güzel" insanlar var ki... "Adsız Kahramanlar" onlar...Haber olmaya hiç ihtiyaçları yok. Sessiz ve derinden, doğru bildikleri yolda ilerliyor, sadece görevlerini yapıyorlar.

Bazen bir öğretmen, bazen bir maden işçisi, bazen bir kurum çalışanı, bir anne, bir sanatçı, bir hemşire, bir asker,  doktor, mühendis, güvenlik görevlisi olarak karşımıza çıkıyorlar. Gazetelerde ancak ara sayfalarda küçük puntolu haberlerde görebilirsiniz onları...

 Bilmem siz rastladınız mı, geçenlerde onca kötü haber arasında bir haber bahar güneşi gibi içimi ısıttı, ruhumu dinlendirdi: Bir doktor öyküsü... "Öldü" diye rapor verilen beş yaşında bir çocuğu, bir sağlık ocağında görevli pratisyen  doktor yeniden hayata döndürmüş.

 Basit bir olay gibi algılamıyorum ben bu olayı ;  Can'ın değeri bilmek, görevini ciddiye almak, işini iyi yapmak, çaba harcamak, beni ilgilendirmez dememek... Onca sahte kahraman varken, böyle insanlar "adsız kahraman" değil midir...?

 Türkiye asıl onlarla gurur duyuyor, gazeteciler asıl onları  haber yapmalı. Hem de öyle üçüncü sayfadan değil, belki birinci sayfadan, hatta belki manşetten... O zaman belki iyi örneklere bakarak biraz değişir ve umut yükleniriz.

Doğa olaylarında, depremde, selde, toprak kaymalarında,  orman yangınlarında, iş kazalarında-karada, havada, denizde, yer altında canları pahasına çalışanlar; askerler, güvenlik görevlileri, gönüllüler, merhametli, vicdan sahibi , dürüst, güvenilir insanlar.

Ünlü şair Nazım Hikmet'in "Yaşamak Şakaya Gelmez" adlı şiiri, bana hep adsız kahramanları hatırlatır. 

"Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından."

İyi ki varsınız "Adsız Kahramanlar"...
Sizlere teşekkür borçluyuz...
Acaba onlardan kaçını biliyor ya da tanıyoruz...?
Kimler hak ettiği konumda, kimler ödüllendirildi...?
Zamanında ya da gecikmeli olarak değerlerini bilebildik mi...?

Makbule ABALI -Eğitimci
2010