Sayfalar

Doğal afetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal afetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şubat 23, 2023

ACI...

 


İnsanların deneyim kazanması için mutlaka acı mı çekmeleri gerekiyor? Acı çekmeden hayat anlaşılmaz mı? Kadınlar mı, erkekler mi acıya daha dayanıklıdır? " Ağrı Eşiği"  vardır da "Acı Eşiği"  yok mudur? Neden bir gecede ağarır bazen saçlar? Neden kimileri katıla katıla ağlarken , kiminin  sessizce akar gözyaşları?

Kim kimin acısını dindirebilir? Kim kime daha iyi gelebilir? Bazı ağıtları, türküleri dinlerken nasıl da içimiz yanar? Eller, yumruklar öfkeyle sıkılır da kalbin sıkıştığı yüzden belli olur mu? "Tüylerim diken diken oldu" deriz. O dikenler midir yüreğimizi acıtan? 

Uzaklardan gelen bir kaval sesi, bir kemanın ince vurgusu, bir bağlamanın tınısı ya da yakınlardan gelen yanık bir türkü duygularımızı harekete geçirir birden...  Yüzlerce koyun arasında bir kuzu nasıl olur da bulur annesini? Parmak izleri gibi kokular da o denli çeşitli midir? Çiçek kokularıyla anne kokusu karışmaz mı birbirine ? Koyun bile ayırt ederken canından, kanından olanı, insanda o tür sezgilerin varlığı nasıl anlaşılır?

Kötüyle iyiyi ayıramaz mı insan zekası, aklı, duyguları...? Kuşlar bile konuşurken neden susar insanoğlu? O güçsüz bedenleriyle karıncalar bile besin taşırken yuvasına, insanların emekle, sabırla yaptıkları evler gene bir başka insan eliyle mezar olur kendisine. Oysa "İnsan acısını insan alır."  "İnsan sıcağı gerek tüm kötülüklere..." 

Makbule Abalı

23 Şubat 2023 Urla. 




Şubat 09, 2023

6 ŞUBAT 2023 - BİR BÜYÜK ACI...

 


Gümbür gümbür geldi facia ;

Yer gök isyan etti adeta 

Bir kış gecesi, kar, soğuk, ayaz 

Işık yok, her yer karanlık 

İnsanlar çığlık çığlığa 

Ölüm pusuda

Can pazarı her yerde...

Yollar yarılmış, köprüler yıkılmış,

Domino taşları gibi üst üste yıkılıyor binalar,

İçlerinde her yaştan insanlar,

Eşyalar, anılar, birikimler

Kayboluyor birer birer

Toz toprak içinde, betonlar altında...

Ellerle kazılıyor enkazlar ;

Adam var, araç yok,

Vinç yok, kesici yok, balyoz yok,

İş makineleri nerede?

Arabalarda sabahlıyor insanlar;

Gözler yaşlı, yüzler  solgun ,

Yürekler soğumuş, bedenler kaskatı

Aş yok, ekmek yok, sıcak içecek yok...

Kaç ölü var, saymak zor, 

Cenazeler açıkta, ölüm izni verecek savcı yok. 

Binlerle tutuluyor kayıtlar...

Hastaneler  bile yıkık dökük, virane ;

Hastalara ilaç, bebelere mama yok. 

Dükkanlar, evler yağmalanıyor, eşyalar kaçırılıyor.

Yüksek teknoloji çağında iletişim ağı yetersiz...

Soğuktan ölüyor bebeler, çocuklar, yaşlılar,

Bir damla suya hasret insanlar. 

Sesler geliyor enkaz altından,

Boğazlarda düğümleniyor sözcükler, cevapsız...

Bir büyük acı daha ekleniyor dünya tarihine :

Çok büyük kayıplar olsa da

Umut tükenmedi henüz,

Dünya ses veriyor çığlıklara...

İnsanlık bir sınavdan daha geçiyor;

İnsanlık adına, iyilik ve güzellikler adına

Gün, paylaşma, dayanışma, birlik olma zamanı...

Ölüm sessizliği, can acısı,

Yaşama tutkusuna dönüşecek  elbet zamanla,

" Sadece ben" demeyi değil, 

El ele, yürek yüreğe

"Biz olabilmeyi" özlüyor insanlar...

Makbule ABALI-Eğitimci

9 Şubat 2023 




Ağustos 28, 2015

SELLE SÜRÜKLENMEK...


Dünyanın dengesi değişti sanki
Mevsimler, iklimler birbirine karıştı...
Sular azgın bir okyanus gibiydi o gün
Denizler kabardı, coştu  yağmurla beraber
Dereler denizle birleşti
Kaç dere aşamadı engelleri betonlaşma yüzünden
Hidroelektrik santralları yıkımı arttırdı.
Çevreciler haklı çıktı gene;
Yanlış yapılanma, yanlış planlama
İş makinaları otobanda sürüklendi
Tüneller bile suyla doldu
Sular ağaçları kökünden söktü,
Evleri yıktı,
İnsanları yuttu
Suların cehenneminde  kaldı insanlar
Bir su cennetini düşleyemeden
O gün içme suyu yoktu,
Ekmek yoktu, elektrik yoktu
Yaşam durmuş, sular çağlayan olmuş
Doğaya, bürokrasiye yenik düştü insanlar bir kez daha
Azgın sularla sürüklendi her şey...
Her şey...
Güven, umutlar,büyük hayaller hep sürüklendi sularla
Geriye çamurlar içinde bir avuç hayal ve gözyaşı kaldı...