Bloglar arasında devam eden Ağaç Ev Sohbetlerinin bu haftaki konusunu Deeptone Arkadaşımız belirledi: " Günümüzün genç insanları önceki genç kuşaklardan daha çok güç, bilgi ve etki sahibi. Bunun nedeni ne olabilir? Bu durum gençlerle büyüklerin iletişimini, ilişkisini etkiler mi? "
Günümüz genç insanları önceki genç kuşaklardan daha çok bilgi sahibi olabilirler. Ama daha çok etki ve güç sahibi olduklarını düşünmüyorum. Her çağda kuşaktan kuşağa bilgilerin, değerlerin aktarılması olağandır. O yüzden gençler zamanla anne-babalarından , büyüklerinden daha üst düzeyde bilgi elde edecek, daha gelişmiş bilgilerle donanacaktır. Olması gereken budur, ama her zaman böyle mi olmaktadır?
Teknolojinin gelişmesi, ülkelerin uygarlık düzeyinin yükselmesi, eğitimi farklı toplumlarda bazen yarar, bazen zarar yaratmaktadır. Atom bombası büyük bir keşifti. Savaşta acımasızca bombalanan şehirlerin, yanan insanların , çocukların dramını fotoğraflar sergileyemedi. Hac sırasında kesilen kurbanlar toprağa gömülmesin diye soğuk hava depoları yapıldı ama hala dünyanın birçok yerinde açlıktan çocuklar ve insanlar ölüyor.
Çok büyük paralarla bilim- kurgu filmleri çekildi, kötü niyetli insanlara ilham kaynağı oldular. Genetikte insan kopyalama çalışmaları hüsranla sonuçlandı. Koyun kopyalama çalışmaları tamamlanamadı. Son teknoloji harikası robotlar oluşturuldu," niyet başka başka" olunca hedeflenen amaçlara ulaşılamadı. Hastalıklar çoğalırken ilaçlar bulunuyor ama ilaçlar karaborsaya düşüyordu. Salgın hastalıklar çoğalırken aşılar bulundu ama uygulamada yeterli güç ve etki sağlanamadığından çok başarılı sonuçlar elde edilemedi.
21. yüzyılda Eğitimde hedeflenen amaçlara ulaşılamadı. Gerçek rol modeller unutturulmaya çalışıldı, dışlandı. Geçmişin deneyimlerinden ders alamadık. Uzun zamanlı programlar oluşturulamayınca uygulamalar yetersiz kaldı. Kadro yetersizliğinden okullar öğretmensiz kaldı, plansızlık sonucu diplomalı işsizler çoğaldı. Üniversiteler hızla çoğalırken kalite düşüyor, nitelikli eleman açığı büyüyordu.
Teknoloji hızla gelişirken ara eleman açığı büyüyor, el emeği zanaat ustaları değer kaybediyor, el sanatları ihmal ediliyordu. Seçme ve Değerlendirme sınavları kuşkularla uygulanıyor, işe yerleştirmelerde liyakat ve deneyim dikkate alınmıyordu. Elektronik cihazlar üst düzeyde teknolojiden yararlanarak üretiliyor ama alım gücü azaldığı için alıcı bulmakta zorlanıyordu. Yeterli denetim sağlanamadığından yüksek teknoloji, sahtekarlığa eğilimli tiplerce yanlış amaçlarla, korku ve şiddet yaratmak için kullanılabiliyordu.
Haber kaynakları çoğalıyor ama sansür kararları gündeme geliyordu. Demokrasilerin olmazsa olmazı dürüst seçimler gerçekleştirilemediği için 21. yüzyıl seçimlerinde hala parmaklar boyayla damgalanıyordu. Sosyal Medya inanılmaz bir hızla gelişirken sınırsız bir alanda kendini denetleyemeyen insanlar hızla çoğalıyordu. Her şey kötü bir film senaryosu gibiydi. Kadınlar şiddete maruz kalırken boşanmalar, aldatmalar hızla artıyor, babasız ya da annesiz büyüyen çocuklar çoğalıyordu. Ne yazık, güç ve para her şeyi satın alabiliyordu.
Soğuk dev makineler, yalan haberler, termik santraller çoğalırken değerler, deneyimler kayboluyor, nitelikli insanlar giderek yok oluyordu. Oysa teknolojinin çarkları tüm hızı ve acımasızlığı ile dönmektedir. Ama butona basacak "insan" faktörü unutulmuştur. Beyinler dumura uğrayıp, vicdanlar işlerliğini yitirir, gözler kararırsa her şey bitebilir. "İnsan sıcağı" unutulur, yüksek teknolojinin yedek parçaları da giderek dağılırsa kuşaklar arası iletişim nasıl sağlanabilir?
Tecrübe, alın teri, emek, saygı ve sevgi giderek önemini yitirirse insan da tükenmez mi ? İNSAN'ı yitirdikten sonra teknoloji en üst düzeyde olsa ne olur ?
Makbule ABALI- 2022











