Usul usul, sindire sindire yağan yağmuru çok severim.
YAĞMUR VE KUŞLAR
Mevsim kış,
Aylardan Aralık
Yağmur yağıyor;
Bardaktan boşalırcasına
İçim titriyor...
Kimler ıslandı,
Kimlerin evini su bastı,
Kimler çadırda,
Kimler evsiz, sokakta ?
Ya diğer canlılar...
Yuvadan atılmış kediler, köpekler
Hangi kapı eşiğinde bir dost eli bekler ?
Ve kuşlar;
Sürekli yer değiştiriyorlar
Eskiler gidiyor, yenileri geliyor.
Ötüşlerinden belli,
Her biri başka telden
Bir başka şakıyorlar.
Yağmurda ağaçlar barınakları ;
Bir ağaç ne kadar koruyucudur
Nereden, nasıl beslenirler
Islanmış tüyleri nasıl kurur ?
Düşünürken bile içim soğuyor,
Yüreğime usul usul yağmur yağıyor...
Makbule ABALI
Urla Aralık 2023
Sağanak yağan yağmurlardan sonra insanın içini ısıtan güneşli bir gün; uzun zamandır evden çıkmamıştık. Eviniz huzurlu bir yuva haline dönüşmüşse kuşlar gibi yuvaya yerleşiyorsunuz. Özellikle erkekler huzur buldukları evlerinden kolay kolay dışarı çıkmak istemiyorlar. Dışarıda gürültülü, karmaşık bir dünya varsa , hele kent trafiği de huzursuz ediyorsa doğanın uyanışına tanık olmak amacıyla kısa yürüyüşler yapmak daha rahatlatıcı oluyor.
Zaman zaman dışarı çıktığımızda el ele etrafı gözlemleyerek kısa yürüyüşler yapıyoruz. Gören gözlerle baktığınızda bir ot parçası bile can buluyor, bir öyküye dönüşebiliyor. Ya da bir insan yüzünde kocaman bir hayat dramasının izlerini okuyorsunuz. Bir Merhaba, bir Günaydın size farklı bir hayatın kapılarını aralıyor.
Hayatımın hiçbir döneminde baharı bu denli güçlü ve yoğun yaşamamıştım. Orman içi bir alandayız. Bahar yağmurlarıyla birlikte her yer yeşile büründü. Ağaçlar çiçeklerle donandı, tomurcuklandı. Zeytin ağaçlarının altında beyaz ve sarı papatyalar açtı. Sanki onlarla yarışırcasına diğer çiçekler de boy gösterdi. Her renkte, her boyda bir göz zenginliği sunuyorlar. Bir ara yağmurun ardından bir dolu yağışı da görmüştük. Mevsimler çok yönlü bir gösteri sunuyorlar adeta.
Uzun yıllar yaşadığımız Akdeniz Bölgesi'nde mor salkım görmemiştim. Burada sokaklarda hemen her evin önünde cömertçe uzayan mor salkımlar var. Mor enerji rengi diye bilinir ama toplumca öyle büyük acılar yaşadık ki henüz o enerji içimize sinmedi. Çevrede zeytin ve çam ağaçları hakim. İnsanlar gibi bitkiler de yerini sevince, havaya ve toprağa uyum sağlayınca daha çabuk gelişiyor, uyum sağlıyorlar.
Burada zeytin ağaçları bir başka güzel. Adeta köklerinde enerji biriktirmiş gibi taze ve canlılar. Çamlar da Akdeniz Bölgesi'nde daha görkemli ve gösterişli görünürlerdi. Hele yaylalık bölgelerde, dağlarda ardıçlar, serviler, meşe ve köknarlar gökyüzüyle buluşurlar adeta. Akasya, leylak, manolya ve narenciye ağaçlarını özlüyorum. Görüntüleri, renkleri, kokularıyla belleğimde silinmeyecek izler bırakmışlar. Ağaçlar da insanlar gibi; Ya uzun süreli iz bırakıyorlar belleğinizde ya da unutulup gidiyorlar.
Makbule Abalı. 10.04.2023
7-8 yaşlarındaki küçük kızın evi yakın olmalıydı. Salıncaklara binerken görmüştüm. Ansızın onu tekrar gördüm. Bir ağaç altına sığınmış, kucağındaki yavru kediyi de korumaya almıştı. Minik eller minik yavruyu sarıp sarmalamıştı. Küçük kızın saçlarından damlalar akıyor ama o hiç aldırmıyordu. Artık yağmur altında değildiler. Adeta tablo gibi bir görüntü vardı karşımızda. Çıkarsız dostluk, vefa, içten sevgi, paylaşım hepsi iç içeydi bu tabloda. Sırılsıklam olmak duyguları köreltmiyor, aksine belki de pekiştiriyordu...
Makbule ABALI