İnsanız; bazı günler kendimizi çok mutsuz hissederken, gün olur kendimizi adeta bulutların üzerinde hissederiz. "Nasılsın?" sorusu bile onlarca kapıya açılan çok yoğun bir sorudur. Bugün dünden daha iyiyim diyebileceğiniz gibi "İyiyim" dersiniz kısaca. İyi değilsinizdir oysa. Ya karşınızdaki insanı üzmemek istersiniz veya daha derin sorulara geçiş yapmak gelmez içinizden. Ama anlayan anlar; Sesiniz belli eder pek de iyi olmadığınızı...
Genellikle yazarken anılar dışında özel yaşamdan çok nadir söz ederim. Özelden genele geçiş kolay değildir her zaman. Yaşamın içinde bazı şeyler kişiye özgüdür. Hayatın biteviye akışı içinde insan öyküleri türlü çeşitlidir. Ayrı dünyaların insanlarının benzer öyküleri olduğu kadar çok farklıları da vardır elbette. Yıllara yayılan zaman dilimlerinde karışık ruh halleriyle bezenmiş insanlık halleridir her biri. Bazen paylaşmak gerek yaşam deneyimlerimizi...
Bu yıl ilk kez yaş almaktan öte yaşlandığımı hissettim. Değişen ruh halinizle birlikte insana özgü çeşitli hastalıklar da sizinle birlikte yol alıyor. Belki Pandemi dönemi, toplumsal değişimler, umutsuz beklentiler, yükselip alçalan değerler karmaşası, hayal kırıklıkları da bedensel ve ruhsal yapımızı olumsuz etkileyen etkenler oldular. Oysa sağlık "Bedensel, ruhsal ve toplumsal açıdan tam bir iyilik hali " olarak tanımlanıyordu. Aslında Sağlık alanında da iyileştirilmeyi bekleyen ne çok sorun var.
Yaşamın içinde iyi gün- kötü gün kavramları hep aynı biçimde geçmiyor tabii ki. Belki de hayat dayanma gücümüzü, sabrımızı test ediyor. Küçücük şeylerle mutlu olurken bir karamsarlık sarıyor dört yanınızı. Ağzınızın tadı kaçmışsa pek çok şeyden de tat almamaya başlıyorsunuz. Ama direniyor insanoğlu, deniyor ve çoğu kez başarıyor da...
Bugün İzmir-Urla Devlet Hastanesi Dahiliye Bölümüne günler öncesinden alınmış bir randevum var. Merkezi Hasta Randevu Sistemi- MHRS'den . Emeklilik sonrası yıllarca ertelediğiniz belki de çok önemsemediğiniz hastalıklarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Günler ev- doktor-hastane üçgeninde geçiyor. Bu sabah Zeytinalanı'ndan Urla Devlet Hastanesi'ne dolmuşla gitmeye karar veriyoruz. Çok zaman kızımızla gittik, zaman zaman da taksilerle ulaştık gideceğimiz yerlere. Taksimetre açılış fiyatları emeklilerin bütçesini epeyce zorluyor.
Güne harika bir kaptan şoförle başladık. Basamaklar yüksek olunca dolmuşa binişte biraz zorlanıyorum. Beklettim diyorum, hayır, olur mu diyerek yanıt veriyor. Henüz oturmadan tamam hareket edebiliriz dediğimde önce oturun diyor. Özlediğimiz davranışlarla mutluluk satın alıyoruz adeta. Dünyada kendinden başka insanları da düşünen insanların varlığını bilmek ne güzel...
Zor dönemlerin ardından hastalıklar normal yolunuzu çıkmaz sokaklara sürüklüyor adeta. Sağlıklı günlerinizi özlemle arıyor, anıyorsunuz. Çalışırken ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda ihmal ettiğiniz sağlığınız sizden hesap soruyor adeta. Belki belli yaşlardan sonra daha hassas, daha kırılgan, alıngan oluyor insan. Devletten, devletin kurumlarından daha çok beklentileriniz oluyor.
Ekonomik sıkıntılar, bazen bulunamayan ilâçlar, değişen değerler ortamında güven duygunuzun zedelenmesi kişileri rahatsız ve huzursuz edebiliyor. Hele yakınlarınızın, sevdiklerinizin rahatsızlıkları da artınca psikosomatik hastalıklara da davetiye çıkarıyorsunuz. Diyabet, alerjiler. kalp-damar hastalıkları, inme, demans... Acaba aşıların yan etkileri oldu mu diye düşünmeden de edemiyorsunuz.
Urla Devlet Hastanesi Dahiliye Bölümündeki randevum saat 11.00 de. 20 dakika önceden oradayım. Danışmadaki güler yüzlü bayana "Ne olur güler yüzünüzü hiç kaybetmeyin" diyorum. Randevu alırken en yakın tarih bir hafta sonrasıydı. Kabul etmekten başka seçeneğiniz yok ki. Doktor seçme şansım da yoktu. Hiç kimseyi tanımıyordum.
Sıramı beklerken tedirginim. 2 no'lu kapının önünde koltuklarda beklerken yanımdakilere soruyorum; İlk kez mi geliyorsunuz, nasıl bir doktordur, sakin midir, sorularınıza cevap verir mi...? İşini iyi yapan her insanda, her meslekte aradığımız temel davranışlar. Cevaplar çok sevindirici...
Saat tam 11.00 de adım kapıdaki ışıklı panoda beliriyor. Bir hastane ortamında zaman ilk kez bu kadar dakik işliyor. İyilerle, iyiliklerle karşılaşma günüm müydü o gün, şanslı mıydım?
Kan vermeye alt kata iniyorum, 4 tüp kan alınıyor, incitmeden, özenle, morartmadan. Ultrason aynı gün çekiliyor, rastlantı gene iki numaralı bir başka kapıda çok kısa süre bekliyoruz. Son derece nazik bir uzman doktor, lütfen diyerek uygulamanız gereken hareketleri belirtiyor, çekim yapıyor. Rapor, anında istekte bulunan doktorumuza ulaşıyor. Teşekküre kurgulanmışım o gün adeta. Dahiliye uzmanımız MR tetkikine ihtiyaç duyuyor. İnanılmaz bir şey, ertesi güne randevu veriliyor.
Hayatım boyunca iyi şeyleri değerlendirmek, vurgulamak, olumsuzlukları da uygun bir üslupla dile getirmek gerektiğine inandım. Hastaneye gittiğimde hiçbir ayrıcalığım, tanıdığım yoktu. Öyle güzel izlenimlerle ayrıldım ki. Deneyimli, güler yüzlü, sakin, alanında yetkin insanlarla harika bir ekip. Her kurum çalışanlarıyla yüceliyor ya da eleştirilere hedef oluyor. İyiler, güzellikler çoğalsın ne olur. Onlara öyle çok ihtiyacımız var ki...
Bu düzenli işleyişte büyük katkısı olduğuna inandığım başta Sn. Başhekim, diğer uzman doktorlar: Sn. Doktor Nihat Kurtuluş, Sn. Doktor Onur Bölükbaşı ve 7-24 saat özveriyle çalışan teknik personel, Bilgi İşlem Dairesi, kayıtlardaki sekreterler bu düzenli işleyişte emeği ve katkısı olan, özveriyle çalışan güler yüzlü sağlık elemanları... Hepsine teşekkür borçluyum. Bilgi İşlem Dairesi'nde Meva Hanım'ı unutabilir miyim. "Sonuçları alabilir miyim? " soruma yardımlarını esirgemiyor, çok nazik bir yanıt alıyorum.
Sonsuz teşekkürler bu güzel insanlara; Zor anlarımızda varlığınızla güç kattığınız için, umutlarımızı tazelediğiniz için, yüzlerimizde, yüreklerimizde tebessümler yarattığınız için...
Makbule ABALI - Emekli Rehber Öğretmen
Urla. 15 Eylül 2023
Güncelleme Notu:
Geçmişte yazdığınız bir yazıyı güncellerken; gerçeklere sadık kalarak bir kurum hakkında daha sonraki izlenimlerini de aktarmak istiyor insan. Urla Devlet Hastanesine sonraki her gidişimde mutlu ayrıldım, anlatılması gereken daha ne çok şey olduğuna içtenlikle inandım. Kulak-Burun-Boğaz ve Üroloji Bölümlerinde de değerli doktorlar var.
Dahiliye Bölümünde uzman doktor Seda C. semiz, bilgisayarların zor çalıştığı bir günde; tek başına sabrıyla, yüzünde değişmeyen tebessümüyle, hastalara nazik ve ölçülü yaklaşımıyla genç yaşına rağmen derin bilgisiyle, aranan-özlenen bir doktor.
Kardiyoloji Bölümünde uzman Dr. Pelin Aladağ, sekreteri Yasin Bey özverili çalışmaları, özenle hastalara yaklaşımları , nezaketleri ile silinmez izler bırakıyorlar. Ne yazık, Pelin Hanım'ı geç bulduk, çabuk kaybettik. Karadeniz Yöremizde de değeri bilinecektir.
Bir sağlık kurumunda insana, kişiliklere saygı ile birlikte düzenli bir işleyiş, temizliğe özen, daha iyiye ulaşma arzusu, hasta haklarına adilce yaklaşım ne kadar önemli. Bu kurumda bir Çarşamba Günü, öğle tatili aralığında Konferans Salonunda etkileyici bir Şiir Etkinliği düzenlenmesi de kayda değer.
Sadece bir gün, alan bilgisiyle çok beğenilen, takdir gören bir uzman doktorun; bazı hastalarının çok yanlış davranışlarıyla haklı olarak oluşan tepkisi, ne yazık bana denk geldi. İyi ki o zaman dilimine kontrolsüz bir hasta denk gelmedi. "Doktorluk çok zor."
Tuvaletlerin temizliği, ihtiyaçlar oranında temizlik malzemeleri bulundurulması ile ilgili teşekkürüm üzerine içtenliğine inandığım bir personel şöyle diyor: "Başhekimimiz bu konunun uygarlıkla ilgili olduğunu savunur her zaman. Değerli Başhekimin odasında, bir duvar boyu yer alan kocaman kitaplık her şeyin kanıtı gibi.
Sonsuz teşekkürler; Sağlık hizmetlerinde olması gerekenleri bizlere kanıtladığınız için.
Makbule Abalı-Eğitimci
Eylül 2024 Urla
* * *
Yeni duyduğum bir haber içimi acıttı doğrusu. Urla Devlet Hastanesi Başhekimi Sayın Ömer Koçak emekliye ayrılmış. Bundan sonrası için kendisine sağlıklı-huzurlu mutlu bir yaşam dilerken; oluşturduğu düzenin aynı biçimde devamı, hasta ve görevlilerin de mutluluğu olacaktır.
Saygıyla.
Makbule Abalı-15 Ocak 2025